BANKALARDAN KREDİ ÇEKENLERİN DİKKATİNE! FAİZ ORANLARI ÜZERİNDE KARTEL OLUŞTURAN BANKALARA KARŞI TAZMİNAT HAKKI:

Bilindiği üzere Rekabet Kurulu 12 banka (Akbank, Denizbank, Finans Bank, HSBC Bank, ING Bank, TEB, Garanti Bankası, Halk Bank, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Ziraat Bankası) hakkında gerçekleştirdiği soruşturmanın ardından, 2013’te bir karara vardı. Kurul,  21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında söz konusu bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerinde uyguladıkları faiz oranlarını aralarında uzlaşmak suretiyle (uyumlu eylem, concerted practice) belirlediklerine ve böylelikle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (RKHK)’un 4. maddesini ihlal ettiklerine kanaat getirdi. Bankalar, yüklü miktarda ceza öngören bu karara sessiz kalmasa da kararın iptaline ilişkin yaptıkları başvurular ret ile sonuçlandı. Son umutları şuan karar düzeltme aşamasında Danıştay’dan gelecek yanıt. Fakat, lehlerine bir sonuç alınmayacağında herkes hemfikir. Peki, bu karar bizim için ne ifade ediyor?

Rekabet Kurulu kararlarının özel hukuk alanında doğurduğu sonuçlar RKHK’un 5. Bölümünde düzenlenmiştir. RKHK m.57 uyarınca: “Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.” Bu demek oluyor ki, yukarıda belirttiğim tarihler arasında bu 12 bankadan herhangi birinde mevduat, kredi veya kredi kartı işlemi yaptıysanız, işleminizle ilgili yürütülmüş faizin rekabeti kısıtladığı tespit edildiğinden, tazminat talep edebilirsiniz. Hem de 3 kat tazminat! (Amerikan hukuk sisteminden gelen “treble damages”)

Örneğin, 100bin liradan vadeli konut kredisi çektiniz ve geri ödeyeceğiniz tutar piyasadaki standart faizle 200bin lira edecekken, bankanın kartelleşerek uyguladığı faizle 250bin lira etmiş. 50bin liralık zararınız söz konusu. RKHK m.58/2 uyarınca 150bin lira tazminat isteme hakkınız var.

Dava açarken dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Bu davalarda görevli mahkeme, taraf şirket değilse Tüketici Mahkemeleri olacaktır (dava konusu meblağın hakem heyetinin görev sınırını aşacağı varsayılarak). Şuan halihazırda görülmekte olan davalar var, ama meslektaşlarımdan duyduğum kadarıyla hakimler bekletici sorun mevcut olduğu için Danıştay’ın kararını bekliyor. Taraf tacir ise, görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleri olacaktır. Karar metninde yer alan ve kartelleşmeyi gösteren bankalar arası yazışma ve işlemler çoğunlukla tüketici kredileri ile ilgili. Fakat karar sonunda verilen karar genel kapsamlı. Dolayısıyla, Yrd. Doç.Dr. Yaşar Can Göksoy kararın ticari işletmelere uygulanan faiz oranları için de geçerli olduğunu belirtiyor.

 

  • Zamanaşımısürelerinin başlaması için Danıştay’ın kararının kesinleşmesi bekleniyor. Zamanaşımının başlangıç tarihi tartışmalı olmakla birlikte çoğunluk, kararın yayımlanması/öğrenme tarihinden başlaması gerektiğini savunuyor. İkinci görüş ise sözleşmesel bir ilişki olduğu için banka işleminin yapıldığı tarihten başlaması gerektiğini savunuyor. Zamanaşımı süresi açısından haksız fiilden ziyade sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanılması daha avantajlı olacaktır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken bir nokta var. İzmir Bölge Mahkemesi Başkanlığı 13. Hukuk Dairesi üyesi Ahmet Yıldırım, burada Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun açısından ağır kusur/hile olduğu için tüketiciler bakımından zaman aşımı işlemeyeceğini belirtiyor. Tüketiciler bu davayı zamanaşımı sınırlaması olmaksızın açabilir. Ayrıca, eğer sizin işleminiz 21.08.2007’den önceye veya 22.09.2011’den sonraya sarkıyorsa, hukuka aykırılığın o tarihlerde de mevcut olduğunu ileri sürebilirsiniz. Fakat çoğunluk görüşüne göre bu durumda yeni bir Rekabet Kurulu kararı gerekecektir.

 

  • Davanın belirsiz alacak davası olarak açılması en uygunudur. Eğer 3 kat tazminatistiyorsanız, bunu dilekçenizde açıkça talep etmelisiniz. Şunu belirtmek gerekir ki, hakim siz talep ettiniz diye 3 kat tazminata hükmetmek zorunda değil. Bu konuda takdir yetkisi var. Kredinin türü, süresi, davalı bankanın dava konusu işlemin haksızlığında ne rol oynadığı gibi kriterler tazminat hesaplanırken değerlendirilebilir.

 

  • Müteselsil sorumluluksöz konusu olduğu için davanızı bu 12 bankadan herhangi birine karşı açabilirsiniz. Eğer kredinizi Fortis Bank’tan çektiyseniz, 2011’de TEB ile birleştiğinden dolayı davanızı TEB’e karşı açabilirsiniz.

 

  • İhlal kapsamında bulunan faiz uygulanan işlemler 3 ana başlıkta toplanmış; mevduat, kredi ve kredi kartı işlemleri. Bunların içine kabaca; mevduat faizi değişikliği, kredi kartıyla nakit çekim, kredi kartı gecikme bildirim ücretleri, re-finansman, konut/ihtiyaç/taşıt kredileri, üye işyerlerine uygulanan ücret ve komisyonlar ile yukarıda yorumlandığı üzere ticari işletmelere uygulanan işlemler girmektedir. Kredi mevduat hesaplarında yüksek faize ilişkin bir ihlale rastlanmadığına kararda açıkça değinilmiştir.

 

Bilindiği üzere Rekabet Kurulu 12 banka (Akbank, Denizbank, Finans Bank, HSBC Bank, ING Bank, TEB, Garanti Bankası, Halk Bank, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Ziraat Bankası) hakkında gerçekleştirdiği soruşturmanın ardından, 2013’te bir karara vardı. Kurul,  21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında söz konusu bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerinde uyguladıkları faiz oranlarını aralarında uzlaşmak suretiyle (uyumlu eylem, concerted practice) belirlediklerine ve böylelikle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (RKHK)’un 4. maddesini ihlal ettiklerine kanaat getirdi. Bankalar, yüklü miktarda ceza öngören bu karara sessiz kalmasa da kararın iptaline ilişkin yaptıkları başvurular ret ile sonuçlandı. Son umutları şuan karar düzeltme aşamasında Danıştay’dan gelecek yanıt. Fakat, lehlerine bir sonuç alınmayacağında herkes hemfikir. Peki, bu karar bizim için ne ifade ediyor?

Rekabet Kurulu kararlarının özel hukuk alanında doğurduğu sonuçlar RKHK’un 5. Bölümünde düzenlenmiştir. RKHK m.57 uyarınca: “Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.” Bu demek oluyor ki, yukarıda belirttiğim tarihler arasında bu 12 bankadan herhangi birinde mevduat, kredi veya kredi kartı işlemi yaptıysanız, işleminizle ilgili yürütülmüş faizin rekabeti kısıtladığı tespit edildiğinden, tazminat talep edebilirsiniz. Hem de 3 kat tazminat! (Amerikan hukuk sisteminden gelen “treble damages”)

Örneğin, 100bin liradan vadeli konut kredisi çektiniz ve geri ödeyeceğiniz tutar piyasadaki standart faizle 200bin lira edecekken, bankanın kartelleşerek uyguladığı faizle 250bin lira etmiş. 50bin liralık zararınız söz konusu. RKHK m.58/2 uyarınca 150bin lira tazminat isteme hakkınız var.

Dava açarken dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Bu davalarda görevli mahkeme, taraf şirket değilse Tüketici Mahkemeleri olacaktır (dava konusu meblağın hakem heyetinin görev sınırını aşacağı varsayılarak). Şuan halihazırda görülmekte olan davalar var, ama meslektaşlarımdan duyduğum kadarıyla hakimler bekletici sorun mevcut olduğu için Danıştay’ın kararını bekliyor. Taraf tacir ise, görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleri olacaktır. Karar metninde yer alan ve kartelleşmeyi gösteren bankalar arası yazışma ve işlemler çoğunlukla tüketici kredileri ile ilgili. Fakat karar sonunda verilen karar genel kapsamlı. Dolayısıyla, Yrd. Doç.Dr. Yaşar Can Göksoy kararın ticari işletmelere uygulanan faiz oranları için de geçerli olduğunu belirtiyor.
  • Zamanaşımı sürelerinin başlaması için Danıştay’ın kararının kesinleşmesi bekleniyor. Zamanaşımının başlangıç tarihi tartışmalı olmakla birlikte çoğunluk, kararın yayımlanması/öğrenme tarihinden başlaması gerektiğini savunuyor. İkinci görüş ise sözleşmesel bir ilişki olduğu için banka işleminin yapıldığı tarihten başlaması gerektiğini savunuyor. Zamanaşımı süresi açısından haksız fiilden ziyade sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanılması daha avantajlı olacaktır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken bir nokta var. İzmir Bölge Mahkemesi Başkanlığı 13. Hukuk Dairesi üyesi Ahmet Yıldırım, burada Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun açısından ağır kusur/hile olduğu için tüketiciler bakımından zaman aşımı işlemeyeceğini belirtiyor. Tüketiciler bu davayı zamanaşımı sınırlaması olmaksızın açabilir. Ayrıca, eğer sizin işleminiz 21.08.2007’den önceye veya 22.09.2011’den sonraya sarkıyorsa, hukuka aykırılığın o tarihlerde de mevcut olduğunu ileri sürebilirsiniz. Fakat çoğunluk görüşüne göre bu durumda yeni bir Rekabet Kurulu kararı gerekecektir.
  • Davanın belirsiz alacak davası olarak açılması en uygunudur. Eğer 3 kat tazminat istiyorsanız, bunu dilekçenizde açıkça talep etmelisiniz. Şunu belirtmek gerekir ki, hakim siz talep ettiniz diye 3 kat tazminata hükmetmek zorunda değil. Bu konuda takdir yetkisi var. Kredinin türü, süresi, davalı bankanın dava konusu işlemin haksızlığında ne rol oynadığı gibi kriterler tazminat hesaplanırken değerlendirilebilir.
  • Müteselsil sorumluluk söz konusu olduğu için davanızı bu 12 bankadan herhangi birine karşı açabilirsiniz. Eğer kredinizi Fortis Bank’tan çektiyseniz, 2011’de TEB ile birleştiğinden dolayı davanızı TEB’e karşı açabilirsiniz.
  • İhlal kapsamında bulunan faiz uygulanan işlemler 3 ana başlıkta toplanmış; mevduat, kredi ve kredi kartı işlemleri. Bunların içine kabaca; mevduat faizi değişikliği, kredi kartıyla nakit çekim, kredi kartı gecikme bildirim ücretleri, re-finansman, konut/ihtiyaç/taşıt kredileri, üye işyerlerine uygulanan ücret ve komisyonlar ile yukarıda yorumlandığı üzere ticari işletmelere uygulanan işlemler girmektedir. Kredi mevduat hesaplarında yüksek faize ilişkin bir ihlale rastlanmadığına kararda açıkça değinilmiştir.

Henüz yorum yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir